Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa
Kuşburnu hakkında bilmediklerimiz Yazdır
Perşembe, 30 Eylül 2010


Kuşburnu meyvesinin tıbbi ve beslenme değeri konusundaki bilgiler oldukça eskidir. Hipokrat zamanında iltihaplara karşı Ortaçağda ve daha sonraki dönemlerde kan tükürmelere, dişeti kanamalarına, böbrek meme safra taşlarına, tenyaya, yılancık hastalığına karşı kullanılmıştır.


Ayrıca şeker hastalıklarına, yan ağrılarına ve ishale karşı kullanımı çok yaygındır.

Ülkemizde de basur-hemoroid’e, raşitizme ve romatizmaya karşı şifa bulunduğundan dolayı
kullanımı yaygındır. Etkin bir kan temizleyici,barsak yumuşatıcı, kurt düşürücü özelliğe sahip olan Kuşburnu, C Vitamini zenginliğinden ötürü vücudun gelişmesini düzenler. (Yağmur ve ark. 1991)

C Vitamini, vücutta bağ dokusunun sağlam ve sıkı olmasını sağlayarak soğuk algınlığı, nezle, grip
ve diğer ateşli hastalıklara karşı direncini artırır.

A ve E Vitaminleri ile birlikte antioksidan etki göstererek kanser riskini önler, ayrıca fenolik
maddelerle birlikte damar cidarlarının sağlam olmasını sağlar. Sonuçta kanamaların önlenmesine yardımcı olur.

Kuşburnu meyveleri yüksek oranda birçok vitamin ve mineral madde içerirken bitkinin diğer
organları ise tıbbi özelliğe sahip tanen, glikozit ve flovenitler gibi organik maddeleri önemli miktarda içermektedirler.(İlisulu 1992 )

Özellikle bitkisel gıdalarla sağlanan gıda posasıyla A, C, ve E vitaminlerine büyük işlevler yüklenmektedir. Refah toplumlarında stres, bedensel hareket yetersizliği ile birlikte işlenmiş, doğaldan uzaklaştırılmış, enerji ve protein yoğun gıdalarla beslenme başta kalp damar rahatsızlıkları olmak üzere birçok müzmin hastalığı beraberinde getirmektedir. Bu yüzden beslenmeden söz edildiği yerde
mutlaka yağ ve yağlı yiyeceklerin etkilerinin azaltılması, meyve ve sebzelerin olabildiğince çok tüketilmesi önerilmektedir.

Kuşburnu ve ürünleri özellikle askorbik asit yani C vitamini ve fenolik maddelere bağlanan P
vitamini faktörü ile dikkat çekmekte ve tanınmakta ve halk tarafından şifa niyetiyle tüketilmektedir. Tarih boyunca Tıbbın şifa olarak kullandığı en büyük kaynak: tabiat bitkileridir. (Anon 1992; Cemeroğlu 1992)

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından 1996 yılında ‘doğrudan basım yöntemiyle kuşburnu
tozu ve C vitamini içeren tabletlerin basılabilme özelliklerinin incelenmesi’ konulu bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmayla ülkemizde, ithal edilerek satılmakta olan kuşburnu müstahzarına alternatif bir tablet formülü geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla kuşburnu bitkisinden elde edilen kuru toz ve C vitamini etken madde olarak kullanılmış,çalışma başarıyla sonuçlanmış ve kuşburnu içerikli C vitamin sandoz tabletleri üretilmiştir.

Bu meyve Hipokrat zamanında iltihaplara karşı ortaçağda kan tükürmelere, dişetleri kanamalarına karşı, böbrek, mesane, safra taşlarına, tenyaya, yılancığa, şekere yan
ağrılarına, ishale karşı kullanılmıştır. Bizde de basura ateşli hastalıklara karşı kullanılmakta, dinçlik verici özelliğinden ötürü zinde kalmak için çayı içilmektedir.

Günümüzde bu meyvenin başlıca önemi içinde çok miktarda C ve P Vitamini içermesidir.

C vitamini Şayet yeteri derecede alınmazsa vücutta kifayetsizlik belirtileri başlar. Bunu da konnektif
dokudaki aksaklık yapar. Zira böylelerinde intersellüler sement maddesinin normal depolanması aksar. Kanama istidadı başlar. Yaraların iyileşmesi uzar. Osteoblasiat layıkı vechile doku yapamaz. O zaman da kemik tuzları yeter derecede depolanamaz.
Neticede skobüt hastalığı meydana gelir. Günümüzde bu kadar gıdasız kalınmadığı düşünülürse pratikte klinik skobütü yerine daha ziyade sub-klinik C vitamini yetersizliği görülür.
Bu durumlarda ise şunlar hissedilir: Yorgunluk, kesiklik, adale ağrıları. Bu şikayetlere paralel olarak (ilk 40 günde) plazmadaki C Vitamini düşer. İdrardaki de azalır. Plazmadaki %0.3 mg. altına düşünce bunu lökosit ve trombositlerdeki (dokulardaki) düşüklük takip eder. Ve 30-90 gün sonra bütün kandaki sıfır olur. Bu devrede dışardan Cvitamini verilse ilk zamanda idrarda rastlanmaz. Vücut evvela dokulardaki açıklarını kapatır. İdrara bütün açıklar kapandıktan sonra geçer.

Klinik araz plazmadaki C Vitamini miktarı 0,1mg.’ın altına düşünce kendini belli eder. Preskobütük
devrede kandaki Cvitamininin sıfır olduğu zamana rastlar. O zaman idrarda da sıfır olur.


Prof. Dr. Med. Tevfik
E.USER’in Türk Hijyen ve Tecrübi Biyoloji Dergisi (1967) 27(1)

Kuşburnu meyvesi vitaminler bakımından da çok zengindir.

100gr meyvede:2,55-6,18mg Vitamin A,1700mg Vitamin C, Vitamin B1 ,Vitamin B2 ve flavonitler içerir.C Vitamini kadar önemli olan ancak üzerinde durulmayan P Vitamini özelliği gösteren Plavonitler 1100mg/100gr oranında bulunurlar (Yamankaradeniz 1983)

Kuşburnu en çok C Vitamininin diğer hiçbir meyvede olmadığı kadar yüksek oranda olmasıyla dikkat çekmiştir.

Meyvesi lezzetli, tatlı ve mayhoştur. Tatlılığını veren şekerler; bilhassa glikoz, ekşiliğini veren sitrik ve malik asit, kokusunu veren asetik asit, rengini veren karotenlerdir. Ayrıca Provitamin A kaynağı olan Karotenler de renk maddesi olarak 3,8mg/100gr gibi fazla oranda bulunur. Bu da gıdaboyar madde olarak gıda endüstrisinde kullanılmasını sağlar.


Kullanım Alanları

Arıcılıkta Kuşburnu

Tüm Rosa çeşitlerinde olduğu gibi Rosa Rugosa’ya da arıların fazla rağbet ettikleri görülmüştür.
Kuşburnumuzun güllerini arısız olduğu zamanı nadir görürsünüz.
‘Arı bal alacağı çiçeği bilir’ atasözünde olduğu gibi kuşburnu çiçeklerinde varolan nektar-balözü onları çeker.
Tarımsal Araştırmaları Destekleme Vakfı yayınlarında Doç. Dr Güngör UZUN’un da belirttiği gibi:

Kuşburnu türleri bol miktarda çiçek tozu üretirler. Bu açıdan arıcılık için de çok faydalı bir türdür. Stoaların çok sayıda (25 kadar) olması ve bol miktarda çiçek tozu üretmelerinden ötürü arılar için cazibe merkezidir.

Erozyon Önleyici Olarak Kuşburnu

4 m.ye kadar inebilen kazık kökleri, 2 m.ye kadar çap yapabilen saçak kökleri sayesinde toprağı çok iyi tutar. Kök sürgünlerinin de bolluğu ile gür bir taç oluşturur, yüzeyi kaplar. Su ihtiyacı fazla olan bu tür, yamaç ve yüzey akıntılarını emer. Yumuşak, geçirimli toprakların fazla su çekip dolarak heyelana maruz kalmalarını engelleyebilir. (Wymax 1966 ; Jacobi 1994 )

Kuşburnunun yabani türü bile önceki yıllarda TEMA ve Orman Daireleri tarafından Erozyonla mücadele kampanyaları çerçevesinde kıraç, çıplak tepelere bol miktarda dikilmiştir.
Sarp yamaçlar, dere kenarları, baraj havzalarının bu tür kuşburnu dikilerek değerlendirilmesi, hem verimli topraklarımızın erozyonla kaybedilmesini önleyecek, hem de 2. sınıf bu tarım arazilerinin çevresinde yaşayan insanlarımıza yüksek gelirli ekonomik değer kazandıracaktır. Özellikle baraj havzalarının Rosa rugosa türü kuşburnu ile kapatılması baraj gölünün ömrünün uzaması konusunda hayati öneme sahiptir.

Gül Anaçı Olarak Kullanımı

Önemli bir sektör olan kesme çiçeklerden: güllerin, çoğaltılmasında kuşburnu anaç olarak kullanılmaktadır. Toprak ve iklim istekleri bakımından çok da seçici olmayan kuşburnu, hastalık ve zararlılara karşı mukavimdir. Özellikle nematod ve kök kanserine dayanıklıdır. Başta Fransa ve Hollanda olmak üzere birçok gelişmiş ülkede kaliteli güller kuşburnu altlığına aşılanmaktadır.
(Leemans 1964; Vries ve Dobois 1989)
Özellikle sektörün lideri konumundaki Hollanda’da kök sürgünü fazla veren Rosa rugosa türü kuşburnu anaç olarak kullanılmakta, elde edilen sağlıklı kök ve bitkilerden tüm dünyaya kesme çiçek ihracatı yapılmaktadır.


Kuşburnu Çayı:

Yapılırken Dikkat Edilecek Hususlar:

Rosa rugosa türü kuşburnu yabani kuşburnuna göre aroma bakımından zengin, et bakımından fazladır. Bunun için kurutması daha zordur. Rosa rugosa türü kuşburnundan çay elde etmek istiyorsak:

  • Meyveler çiçek ve sap kısımlarından arındırılmalıdır.
  • Büyüklüklerine göre 2-3 parçaya ayrılarak hava ile temas eden yüzey artırılmalıdır. Kuşburnuyu kesme işlemi metal değil de mesela ahşap bıçakla yapılması C vitamininin korunması açısında faydalıdır.
  • Bu sırada ortaya çıkan çekirdeklerle uğraşmak lüzumsuzdur. Temizlenmeleri gerekmez.
  • Güneş ışığına kesinlikle direk temas edilmemelidir. Gölgede kurutulmalıdır. Zira güneş meyvenin rengini değiştirir.
  • Kurutma ortalama 60-80 °C’de olur. Ama ne kadar zamanda olacağı meyvenin olgunluk derecesine, ne kadar parçalandığına, ortamın hava sirkülasyonuna, sıcaklığa göre değişir.
  • Yukarıdaki kadar yüksek ısı tabi halde hiçbir bölgede bulunmayacağı için ya özel kurutma aletleri kullanılmalı (bunlar basit yapılı cam kafeslerdir veya etüv gibi gelişmiş cihazlar) yada tabi halde kurutma süreleri uzatılmalıdır.
  • Kurutma yapılacak yer nemli, rutubetli bölge olmamalıdır.
  • Kurutma zamanı boyunca yağmur, su gibi kurutmayı bitirecek etmemelere maruz kalınmamalıdır. Eğer kurutma işlemi başladıktan bir süre sonra bir şekilde kuşburnularımız ıslanmış ise daha sonra yapılan tüm çabalara rağmen küflenmeyi durduramadığımız görülmüştür.
  • Kurutulmuş kuşburnu meyveleri bez torba içine konmalı o da dışardan nem almayacak bir ambalajda (kapaklı cam kavanoz olabilir) saklanmalıdır.
Kuşburnu Çayının Demlenmesi :
Kuşburnu çayı demlemeden önce kurutulmuş kuşburnu meyveleri yıkanır.
  • Sıcak suda haşlanır. Bu ilk kaynatma demleme değil, özsularını açmak için yumuşatmadır. Onun için dem de pek çıkmaz.
  • Sonra ıhlamur demler gibi kaynatılır, bekledikçe siyah çayda olduğu gibi zararlı maddeler ortaya çıkmaz. İstenildiğinde tüketilebilir. İstenilirse damak tadına göre bergamut, karanfil, tarçın gibi aromalarla da içilebilir. Ayva yaprağı yada elma kurusu gibi katkılar geleneksel kültürümüzde kuşburnu çayına katılmış ve yıllardır bir çok hastalığa şifa niyetine kullanılmaktadır. Ama en çok tüketilen, lezzeti ve şifa olan şüphesiz kuşburnu çayının kendisidir. C vitamini açısından oldukça zengindir.
C vitamini (Askorbik asit) cildin ve bağ dokularının önemli unsuru olan kolajenin normal oluşumu için gereklidir. Soğuk algınlığı, nezle, grip ve diğer ateşli hastalıklara karşı direnci artırır. Fenolik maddelerle birlikte damar cidarlarının sağlam olmasına sonuçta kanamaların önlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda bir antioksidan olduğundan Ave E vitamini gibi diğer antioksidan özelliğe sahip vitaminlerle birlikte kanser riskini önlediği belirtilmektedir. Gıdalarla alınan demirin serbest hale geçerek vücutta kullanılmasına yardımcı olur. Atiskorbutik bir vitamindir. Eksikliğinde kılcal damar çeperlerinin zayıf bir yapı kazanması, diş etlerinin kolaylıkla kanaması, eklem hastalıklarının meydana gelmesi söz konusudur.
(Anon.,1992; Cemeroğlu,1992)

Kuşburnu Marmelatı

· Olgunlaşmış turuncu-kırmızı rengi almış kuşburnular bekletilmeden yıkanır, çiçek ve dip tarafları kesilerek temizlenir, marmelat yapılacak kazana konur.
· Kaynatılacak tencerede kuşburnu yüzeyine kadar su konulur.
· Kuşburnular ezilme kıvamına gelinceye kadar kaynatılır.
· İyice yumuşayınca kuşburnular kaynama suyunun yardımıyla süzgeçten geçirilerek çekirdek ve zarlarından arındırılırlar.
· Elde edilen kuşburnu ezmesi ince un eleğinden geçirilir.
· Elerken eleğe el veya kaşıkla müdahale edilmemelidir.
· Alta geçen elenmiş meyve ezmesi tekrar pişirilir.
· Bu ikinci kaynatmada dibini tutmaması için tencere sürekli karıştırılmalıdır.
· Kısık ateşte pelte kıvamını alıncaya kadar pişirilir.
· Bu arada yüzeyde biriken köpükler sürekli atılmalıdır.
· Ayrıca kaynayan kazanın içine temiz ve renk vermeyen bir şifon veya tül çorap atılarak tüycüklerin toplanması sağlanabilir.
· İnmeye yakın kuşburnunun % 30u kadar şeker ilave edilir.
· Şekerin erken ilave edilmesi renginin daha koyu olmasına sebep olur.
· Sıcakken kavanozlara doldurup, ağzı tüketilme zamanına kadar açılmamalıdır. · Serin yerde muhafaza edilmelidir.

Kuşburnu Reçeli:

· Olgun ve kaliteli Rosa rugosa türü kuşburnu meyveleri seçilir, iyice yıkanırlar.
· Sap, çiçek ve çekirdeklerinden ayrılarak temizlenir.
· 1kg.meyve için; 4 bardak toz şeker 3 bardak su içinde eritilerek kaynatılır.
· Hazırlanmış meyveler bu ağır şurupta bir gece bekletilir. Ertesi gün çelik tencere ve tahta kaşık kullanılarak, kaynamaya başlayıncaya kadar yüksek ısıda, kaynayınca kısık ateşte pişirilir.
· Kaynama sırasında organik doğal bazı maddeler köpük yapabilir. Bu köpük kaşıkla devamlı olarak alınmalıdır.
· Reçel istenilen kıvama erişince limon tuzu ilave edilir(1 kg.meyve için 1/3 çay kaşığı limon tuzu) Kaşıktan çatallanarak akmaya başladığında İstenilen kıvama gelmiş demektir.
· Reçel sıcakken cam kavanozlara doldurulur. Ağzı sıkıca kapatılır.
· Reçel soğutulurken arada bir alt üst edilerek meyvelerin şurupta kalması sağlanır. Soğuk yerde saklanır.

Sanayide:

Besin öğeleri açısından zenginliği sebebiyle Gıda Endüstrisinde kullanılma potansiyeli fazla olmasına rağmen kuşburnu, ülkemizde ancak son yıllarda değerlendirilmeye başlanmıştır. Diğer ülkelerde (başta Avrupa ülkeleri olmak üzere) kuşburnunun gıda ve eczacılıkta kullanım yelpazesi oldukça geniştir.
(Mrazewski 1970 ; Tuer 1989 ; Salashinskii 1991 )

Bugün ülkemizin değişik yörelerinde kurulu 20 civarı kuşburnu işleyen tesis, bölgelerinde tabii şekilde yetişen kuşburunları kullanıp hem yöre insanına maddi katkı sağlamakta hem de toplamda binlerce insana iş kapısı olup fabrikalarında çalıştırmaktadır. Sonuçta çok önemli bir gıda maddesi olan kuşburnu meyvesinden aşağıdakiler elde ediliyor:
  • meyve suyu,
  • bebek maması,
  • kuşburnu marmeladı,
  • kuşburnu reçeli,
  • kuşburnu çayı,
  • şarap velikör,
  • gıda boyar madde, (karoten, betakaroten)
  • yağ, (güneş kremi, şampuan, nemlendirici gibi birçok kozmetik ürününde bu yağ kullanılıyor.)
  • Gülsuyu ve gül yağı üretiminde,
  • Başta C vitamini sandozu,
  • karaciğer ilacı olmak üzere ecza sektöründe yaygın olarak
  • Balık yemi ve kuş yemi olarak yem fabrikaları çekirdeklerini kullanıyor.
  • Ayrıca hurda meyveleri C vitamini bolluğu sebebiyle özellikle Arap ülkelerinde haralara satılıyor.
  • Besin değeri yüksek at yemi olarak kullanılıyor.
  • Deri sanayiinde sepi maddesi olarak kullanılmaktadır.


Son Güncelleme ( Pazar, 09 Mart 2014 )
 
< Önceki   Sonraki >

Üye Girişi

Üye Girişi

Kimler Sitede


SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi 

- Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs 

Sitesi - Şahıs Web Sitesi