| |
Mesajımız
Tarih boyunca insanların politik gündemleri, ekonomik kaynakların paylaşılmasına odaklandı. Bu insan merkezli çıkar çatışmalarının sürüp gitmesi kaçınılmaz gözükse de, günümüzde ortaya çıkmaya başlayan en büyük çelişki, insanla doğa arasındadır. İstatiksel göstergelere göre durum acildir. Üzerinde yaşadığımız gezegenin çok kısa bir zaman diliminde kirlenmiş olması ve yaşamsal kaynaklarının tükenme tehlikesinin belirmesi, insan davranışlarının yeniden düzenlenmesini gündeme getirmektedir.
Üretim teknolojileri hızla değişirken, yeni nesil insanlar geçmiş kültürlere yabancılaşmakta, tercihlerini yeni kültürlerden yana kullanmaktadır. Bu nedenle insanın binlerce yıllık kültürel mirasının yaşatılması da tehlikeye girmektedir.
Bu sorunlarının bilincinde olan insan sayısı giderek artmakta çeşitli tarzda reaksiyonlar ortaya çıkmaktadır. Alternatif yaşam tarzlarını deneyen ekolojik köyler, doğal çevre ile birlikte kültürel çevreyi de belgelemeye çalışan eko müzeler ilginç örneklerdir. Dünyadaki sayısı 300’e varan eko müze örneklerinden Türkiye’de henüz yoktur.
Amacımız
Türkiye yakın tarihe kadar ve hatta halen kırsal kültürünü sürdürmektedir. Batılı toplumlarda gerçek anlamda “köylü” kavramı kalmamışken Türkiye’de bu kavram hala yaşamaktadır. Ancak, bu değerler toplumsal ve ekonomik koşullar gereği yavaş yavaş kaybolmaktadır. Ülkemizdeki bu durum bize etnoğrafik kültür mirasımızı değerlendirmek için son şansımız olduğunu gösterdi. Öte yandan, köy yaşamlarından, toplumsal değerlerinden, el sanatlarından, folklörlerinden tamamı ile kopmuş olan şehirliler ise şehrin hızlı yaşam tarzından ve kirli ortamından geçici olarak ta kurtulmaya özlem duymaktadır. Amacımız, bu iki toplum birimi arasında; kültür mirasımızı, gelenek göreneklerimizi, gelecek nesillere de aktarmaya çalışıp, onların da bu zenginlikten eğer isterlerse pay almalarını sağlayabilmek, ekolojik bir yaşam tarzı olan “dayanışmacı”, “geri dönüşümcü” ve “paylaşmacı” ortamı oluşturmak, bunu yaparken, köylerimizi değerlendirmek ve yaşatmaktır. Başka bir amacımız da; çoğaltılabilme özelliğine sahip örnek bir proje yapmaktır. Böylece, Anadolu’daki yüzlerce terk edilmiş köye bir örnek proje teşkil ederek, hem kültürel mirasımızı korumak, hem de %90’ı deniz turizmi olan turizm gelirimize dünyada çok revaçta olan kültür turizminin katkı payını yükseltmektir. |
|