Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Etkinlikler arrow EKOMÜZE NEDİR?
EKOMÜZE NEDİR? Yazdır
Cumartesi, 30 Temmuz 2011
Ekomüze, doğal ve sosyal çevrenin, sadece dekoratif bir yapımı yada restorasyonu değil; doğal, sosyal ve kültürel çevrenin yaşayan bir aynasıdır (Davis, 1999:4). Riviere'ye (1985) göre Ekomüzenin dikkati, belli bir bölge ve o bölgede yaşayan nüfusun birbiriyle ilişkisi, mevcut toplumun tarihsel gelişimi, yaşayan formu ve aynı zamanda gelecekteki olası durumuna odaklanmıştır.

 

 



Ekomüzeler klasik müzelerin aksine, durağan değil yaratıcı ve dinamiktirler. Ekomüzeler, klasik müzecilikteki gibi bir sergileme aracı olmaktan ziyade, yaşam biçiminin varlığını sürdürmesine yardımcı olmaktadır. Bir başka deyişle Davis'e (1999) göre, klasik müze bina, eserler, koleksiyonlar, uzman personel ve ziyaretçilerden oluşurken; ekomüze, belli bir coğrafi alan, orada yaşayan halk, gelenekler ve toplumsal mirastan oluşmaktadır. Ekomüzeler, müzecilik literatüründeki müze çeşitleri sınıflandırmasında bölgesel, toplumsal müzeler kapsamında değerlendirilmekte olup benzer kapsama giren müzelerle aynı kategoriye sokulmaktadır.

EKOMÜZE

Ekomüze, 1970’ler ve 80’lerde Fransız müze bilimcilerin öncülüğünde gelişen “yeni müzecilik” anlayışının ve hareketinin önemli bir alanı ve ürünüdür (Hauenschild, 1988:2). Kavramı geliştiren, Fransız müze bilimciler George Henri Riviere ve Hugues De Varine’dir. ICOM’un (International Council Of Museums) 1971 yılındaki, Birleşmiş Milletler örgütünün bir yıl sonra Stockholm’de yapılacak toplantısına hazırlık misyonu da taşıyan konferansında, insan ile doğa ekolojisi ve müze arasında bir bağ kurulması amacıyla “Ekomüze” kavramı ortaya atılmıştır. 1972’de ekomüze, ICOM tarafından bütünleştirici müze misyonu ile tanımlanmıştır (Varine, 2005:53). Kavramsal çerçevenin gelişmesinde merkezi rol oynayan Riviere ve Varine, değişen ekonomik, siyasal ve sosyal paradigmaların da etkisiyle, yerellik, yerel kimlikler, kültürler, gelenekler, çevre ve toplum odaklı bir müze fikrini ekomüze kavramı ile idealize etmişlerdir.

An Ecomuseum is a dynamic way in which communities preserve, interpret, and manage their heritage for a sustainable development.An ecomuseum is a .Ekomüze, belli bir coğrafi bölgeye, o bölgenin doğal çevresine, orada yaşayan toplumun kültürel, tarihsel ve yaşayan kimliğine odaklı; bunları ortaya çıkarmayı, anlamlandırmayı, korumayı ve sürdürülebilir bir gelişme için toplumun hizmetine sunmayı amaçlayan bir müze türüdür. Terimdeki, "Eco", Ekoloji’nin kısaltılmış formudur. Ancak sadece doğal çevreye ilişkin bir kod değil, özellikle kültürel ve tarihi mirasın belirlenmesi ve korunmasına dayanan bir anlayışı ifade etmektedir. Ekomüze, doğal ve sosyal çevrenin, sadece dekoratif bir yapımı yada restorasyonu değil; doğal, sosyal ve kültürel çevrenin yaşayan bir aynasıdır (Davis, 1999:4). Riviere’ye (1985) göre Ekomüzenin dikkati, belli bir bölge ve o bölgede yaşayan nüfusun birbiriyle ilişkisi, mevcut toplumun tarihsel gelişimi, yaşayan formu ve aynı zamanda gelecekteki olası durumuna odaklanmıştır.

Riviere’e (1985) göre Ekomüze, insana, onun doğası ve kültürel çevresine odaklanmış, onu en iyi yansıtabilen araçlardan biridir. Riviere (1985) ekomüzeyi, bir coğrafi bölgenin doğası ve sosyal yaşamının evrimsel değişimini, kimliğini yansıtan, tanımlayan; çekici tarihsel mirasının anlamını açıklayan bir anahtar; araçsal bir enstitü olarak değerlendirmektedir. Madran (1999:38) ise ekomüzeyi, bir bölgede yaşayan halkın katılımıyla, o yörenin ve bağlı yaşam biçimlerinin araştırılması, korunması, kültürel ve doğal varlıklarının değerlendirilmesini kalıcı olarak sağlamayı amaçlayan bir müze türü olarak tanımlamaktadır. Ekomüzede, belli bir coğrafi alanda yaşayan ve belli özellikleri, özgünlükleri olan yerel toplulukların yaşamı esas alınır. Geleneksel üretim biçimleri, el sanatları ve bunların ortaya çıkardığı ürünler, mutfak-yemek kültürü, sosyal yapı ve kültürel dokunun, doğallığını koruyarak sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik bir projedir.

19.yüzyılın sonlarından itibaren, yüksek kültürü temsil eden estetik değerlerin uzun dönemli bir dönüşüm süreci yaşandığını belirten Maggi (2001:7) ekomüzeyi, klasik dönemin estetik değerlerine daha az bağlı fakat bunun yanında sosyal unsurları daha çok kapsayan değişimin önemli bir adımı olarak değerlendirmektedir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra müzecilik anlayışı ve müzeler üzerine yürütülen tartışmalarda etnografya, kent ve endüstri odaklı klasik müzelerin farklı kimlik, kültür ve dünyaları yansıtamadığı, tanıtamadığı ve eski müzeciliğin doğal sınırlarına gelindiği dile getirilmiştir (Maggi, Falletti, 2000:16-18). İçinden geçilen tarihsel dönemin siyasal, ideolojik, ekonomik koşullarından ve düşüncelerinden bağımsız tutulamayacak bu değerlendirmeler müzecilikte, bir dönemin kapanıp başka bir dönemin başladığının işaretleri olarak değerlendirilmiştir. Maggi (2001:5), klasik müzeden ekomüzeye geçilen bu süreci, müzecilik anlayışında bir devrim olarak adlandırmaktadır. Klasik müze ile ekomüzeyi karşılaştıran Varine’e (1985:186) göre ekomüzelerde temel unsurlar; kimliği belirlenmiş bir toplum, o toplumun geleneksel mirası ve üzerinde yaşanılan coğrafi bölgedir. Buna karşın klasik müzelerde ise bir bina, içinde sergilenen koleksiyonlar ve ziyaretçiler, temel unsurlardır.

Ekomüzeler klasik müzelerin aksine, durağan değil yaratıcı ve dinamiktirler. Ekomüzeler, klasik müzecilikteki gibi bir sergileme aracı olmaktan ziyade, yaşam biçiminin varlığını sürdürmesine yardımcı olmaktadır. Bir başka deyişle Davis’e (1999) göre, klasik müze bina, eserler, koleksiyonlar, uzman personel ve ziyaretçilerden oluşurken; ekomüze, belli bir coğrafi alan, orada yaşayan halk, gelenekler ve toplumsal mirastan oluşmaktadır. Ekomüzeler, müzecilik literatüründeki müze çeşitleri sınıflandırmasında bölgesel, toplumsal müzeler kapsamında değerlendirilmekte olup benzer kapsama giren müzelerle aynı kategoriye sokulmaktadır.

Birçok müze bilimcisi, kültürel miras ve turizm araştırmacıları, ekomüzenin ayırt edici, karakteristik özelliklerini tanımlama noktasında uzlaşmış durumdadır (Boylan, 1992b:30; Corsane ve Holleman, 1993:114-117; Davis, 1999:219-228; Corsane, Davis, Elliott, 2005:3; Varine, 2005:55-60; Hamrin ve Hulander 1995:29-35) :

· Ekomüze, farklı özellikleri, özgünlüğü ve özellikleri olan; sınırları belli tanımlanabilir bir coğrafi alanı kapsar.

· Ekomüze, doğa ve kültür arasındaki bağı deşifre etmeyi, anlamlandırmayı, yorumlamayı ve yeniden canlandırmayı hedefler.

· Ekomüzeler, yerel toplulukları tanıtır ve onların da katılımıyla yönetilir.

· Yerel halkın kendi ürünlerini işbirliği ve ortaklık içinde sergilediği alanlardır.

· Ekomüze, çoğunlukla belli bir bölgeye ait kültürel ve tarihi mirası yönetmeye, o bölgeye özel geleneksel ürünleri ortaya çıkarmaya önem verir.

· Ekomüzeler sürdürülebilir gelişmeyi ve kaynakların buna uygun kullanımını sağlar.

· Ekomüze, yerel kimliğe ve o kimliğin duygularına odaklanmıştır.

· Ekomüze hem zamansal hem de uzamsal değerleri kapsar. Temelde zaman içinde değişen değerleri bugün ve gelecek içinde saklamak, korumak için uğraş verir. Bunun için de tarihsel bakış açısıyla hareket eder.

· Ekomüzede, merkezi ve yerel otorite, akademisyenler, yerel işletmeler ve halkın karar alma, yönetme sürecinde demokratik, ortaklaşa katılımı esas alınır.

· Yerel toplum ve sakinlerin ekomüze aktivitelerine katılımı ve duyarlılığı yüksektir.

· Ekomüzelerin oluşması, çoğunlukla yerel halkın ve gönüllü aktivistlerin girişimci performansına bağlıdır.

· Ekomüzeler, müzisyen, ressam yazar vb. gibi yerel sanatçıların eserlerini teşvik edip cesaretlendiren bir araçtır.

· Akademisyenlerin, bilim insanlarının ve araştırmacıların yerele ilişkin özgün araştırmalarını destekler.

· Kültürel ve doğal çevrenin, mirasın güven içinde korunmasını ve geleceğe aktarılmasını sağlar.

· Ekomüze, somut ve soyut kültürel mirasa, geleneklere, doğal kaynaklara eşit derecede önem verir.

· Sürdürülebilir bir gelişme için kaynakların optimal kullanımı temel hedeftir.

· Ekomüzeler, korunan çevresel ve kültürel mirasın tanıtımını sağlayan yeni iş olanakları yaratarak yoksulluğu ve yerel ekonomik eşitsizliği azaltan ve böylelikle sürdürülebilir gelişmeyi destekleyen fırsatlar sağlar.

· Daha iyi bir gelecek amacıyla değişim ve gelişime izin ve olanak verir.

· Ekomüze, insanların birbirleriyle ve tüm çevresel unsurlarla, geçmişte ve bugün, var olan ilişkilerinin gün ışığına çıkarılmasını cesaretlendiren ve bunun dokümantasyonunu sağlayan bir projedir.

· Ekomüze, farklı ve çok sayıda bilim dalının, disiplinler arası çalışmalarını destekler.

· Ekomüzeler doğanın ve kültürün korunması ve iyileştirilmesi için bütüncül bir bakış açısıyla hareket eder.

· Ekomüze genellikle, teknoloji-birey, doğa-kültür ve dün-bugün arasında bağlantı kurmaya çalışır.

· Ekomüze geçmişin mirasını taşıma bilinciyle sorumlu turizm anlayışı arasında bir köprü işlevi görür.

· Ekomüzeler yerel halka, ekonomik, sosyal ve kültürel faydalar sağlar. Yerelliğin ekonomik gelişme ve gelişimini destekleyen olanaklar sunar.

Tüm bu özelikler her ekomüzede benzer biçimde görülmeyebilir. Çünkü her ekomüze, ait olduğu doğal, kültürel ve tarihi özelliklerine bağlı olarak birbirinden farklıdır. Her ekomüze, kendi değerleri ve kaynaklarıyla kendine özgüdür ve her biri bu anlamda farklı bir yol izleyebilir ya da farklı bir deneyim sergileyebilir. — Declaration of Intent of the Long Net Workshop , Trento (Italy), May Ekomüzelerin temel amacının, doğal çevre, yerel topluluklar, gelenekler, kültür ve tarihin korunması, yeniden yorumlanması ve gün ışığına çıkarılarak sürekliliğinin sağlanması olduğu görülmektedir. Ekomüze idealinde sürdürülebilirliği sağlamanın aracı olarak uzlaşma, katılım, paylaşılan sorumluluklar ve gönüllülüğün ön planda olduğu anlaşılmaktadır. Ekomüzeler, sürdürülebilir bir gelişme için yerel mirasın korunması, anlamlandırılması, yönetilmesinin dinamik yolu olarak görülmektedir (— Declaration of Intent of the Long Net Workshop , Trento (Italy), May 2004Declaration of the Long Network, 2004).

EKOMÜZE VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM

Ekomüze doğal çevrenin ve sosyal yaşamın, kültürel birikimin muhafaza edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesinin aracı olarak işlev kazanıştır. Bu anlamda belli bir bölgenin bütün özelliklerinin sürdürülebilirliği ekomüzenin temel hedeflerinden biridir. Sürdürülebilir gelişme, ülkelerin, ekonomik ve sektörel stratejilerini ekolojik hassasiyetler ve koruma bilinciyle etkilemesi, her sektörü olduğu gibi turizmi de kapsamıştır. Turizmde sürdürülebilirlik, onun kullandığı ana kaynak olan doğayı tahrip etmeden, ona zarar vermeden, optimal çözümlerle turistik faaliyetleri yürütmek ve gelişmeyi sağlayabilmek üzerine kuruludur. Turizmde sürdürülebilirlik ancak doğal kaynakları tüketmeden, çevreyi tahrip etmeden ona mümkün olduğunca en az zarar vererek sağlanabilir. Sürdürülebilir turizm yaklaşımı turizmde sürdürülebilirliği sağlayabilmenin kılavuzluğunu yapar, yöntemlerini verir. Sürdürülebilir turizmle, ekomüzelerin temel ilkeleri bu nedenle benzer özelliklere sahiptir (Davis 2007:199). Ekomüzeler de, yerel toplumu ekonomik, sosyal yönden güçlendirmek, çevresel değerlerin korunması ve geliştirilmesini sağlamak gibi sürdürülebilir turizmle benzer amaçlara sahiptir.

Doğal çevreyle uyumlu, ona saygılı ve sahip çıkan bir turizm anlayışı, buna uygun turizm türlerini ve turist tiplerini de koşullamaktadır. Maggi ve Zatti (1999:8) turist olgusunun, turizm kolonizasyonuna dönüşmemesi için sürdürülebilir turizmin ilkeleri tarafından yönetilmesinin zorunlu olduğunun altını çizmektedir. 1970 ve 1980 yılları arasındaki on yıl süresinde biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların korunması hakkında yaşanan kaygılar, çevresel değerleri önemseyen ekolojik bir akımın, buna uygun hareketlerin patlamasına neden olmuştur. Ekolojinin kısaltması olarak geliştirilen eko doğayı ve doğal kaynakları, çevresel dengeyi korumayı ve sürdürülebilirliği ifade eden bir kod olarak gelişmiştir. 1993 yılından beri Sürdürülebilir Turizm Gelişmesi İçin Avrupa Ağı (European Network For Sustainable Tourism Development) adlı on iki Avrupa ülkesinden yirmi üyesi olan örgüt sistematik araştırmalar, programlar uyguluyor ve ödüller vermektedir. Avrupa’daki turizm endüstrisi için sürdürülebilir standartlar belirleyen, 60’dan fazla eko etiketleme ve ödül vermiş olan kurum, 300’ün üzerinde turizm işletmesine de sürdürülebilir turizme uygun, örnek uygulama, yürüten işletme sertifikası dağıtarak sürdürülebilir işletmeleri belgelemiştir (http://www.eco-tip.org). Sürdürülebilir turizmin hayata geçirildiği örnek uygulamalarda, sertifikasyon sistemi gibi destinasyon ya da tesis etiketleyen uluslararası uygulamalar, sürecin bilimsel ve kontrollü gelişimini de sağlamaktadır.

Ekomüzeler de turizm açısından bir destinasyon ve aynı zamanda bir turistik ürün olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda ekomüze, ilkesel ve işleyiş olarak ancak ve ancak sürdürülebilir turizm anlayışına uygun turistik faaliyetlere olanak verir. Davis’e göre (2007, 2009), 1960’lardan itibaren çevreye olan ilgi ve çevreci hareketlerin artmasıyla ekomüze felsefesinin gelişmesi arasında yakın bir ilişki ve paralellik vardır. 1960’ların sonuna doğru bölgesel mili park haline getirilen doğal alanlar, daha sonra bunlar Fransa’nın ilk ekomüzelerine dönüşecektir, çevresel akımın etkisinin hayata geçtiği uygulamalar olmuştur. Ekomüze fikri ve uygulamaları, ekoturizm anlayışına paralel ve onun hayata geçtiği turizm görünümlerinden biridir. Ekomüze, sürdürülebilir turizm anlayışına ve ekoturistlere olanak sağlayan bir zemine sahiptir. Alternatif Turizm, ekoturizm gibi turizm anlayışları ve uygulamaları da ekomüze gibi destinasyonlara ya da turistik ürünlere ihtiyaç duyar ve buralarda yaşam alanı bulabilir. Davis (2009:61) ekomüzeleri, yerel halkın, ziyaretçilere kendi kimliklerini sundukları demokratik bir enstitüye benzetmektedir. Davis (2007:198) ekomüzelerin yaşayan müzeler olarak farklı ve özel bölgeleri teşvik eden, sürdürülebilir kültürel mirasa ve toplumsal gelişmeye yardımcı olan bir platform işlevi gördüğünü belirtmektedir. İtalya, Japonya ve Çin’deki ekomüzeleri incelediği araştırmasında Davis (2007), ekomüzelerin sürdürülebilirlikle ilişkisini sorgulamış ve ekomüzelerin sürdürülebilir turizm ilkelerini hayata geçirme konusunda oldukça başarılı olduğunu gözlemlemiştir. Yerellik odaklı demokratik çevreci yaklaşımların idealleriyle, ekomüzelerin felsefesi ve sürdürülebilir turizm konsepti arasında kuvvetli bir ilişki bulunmakta (Davis 2007:199); bu yönüyle sürdürülebilir gelişmenin idealleri ekomüze tipindeki çevresel alanlar, uygulamalar ve organizasyonlarla hayata geçirilebilmektedir (Varine 2005:60).

Ekoturizm bağlamında değerlendirilebilecek turizm çeşitleri için ekomüzenin önemli ve yeni bir arz kaynağı sağladığı, sürdürülebilir turizmi ivmelendirdiği düşünülmektedir. Asya ve Avrupa’daki ekomüzeleri incelediği çalışmasında Davis (2009:61-62) bu bölgelerdeki çoğu ekomüzenin organizasyonel, yönetsel anlamda profesyonel olarak işletilen bir kuruluş olmadığını, daha amatörce yönetilen kurumlar olduğunu ve ekomüzelerin, müzelere göre daha silik, zayıf tanıtım faaliyetleri yürütmesine rağmen daha güçlü çekicilikleri olduğunu gözlemlemiştir. Bu durum ekomüzelerin kurumsallaşma düzeyi açısından zayıf olmasına rağmen turistik çekim anlamında daha çok rağbet gördüklerini ortaya çıkarmaktadır. Ekomüze alanları bu nedenle sürdürülebilir turizm anlayışı ve ilkelerinin laboratuarı gibi, hem uygulama hem de araştırma-geliştirilme sahaları olarak kabul edilebilir. Ancak bu ilişkide denge kurulmasının, özellikle turizmin olumsuz etkilerine yol açmayacak kontrollü gelişmenin ve saha kullanımının sağlanması kilit önemdedir. Benzer hassasiyetleri dile getiren Varine (1985), ekomüzelerin toplumsal müzeler olduğu unutulmadan, yerel halkın kültürel-tarihi-doğal mirasını bozmayacak turistik faaliyetlere izin verilmesi, yerel değerlerin kullanımında sürekli denge sağlanması gerektiğinin altını çizmektedir. İtalya’daki beş ekomüze üzerinde yaptığı alan araştırmasında Corsane v.d (2007:103-107), bu ekomüzelerin, sürdürülebilir gelişme ve sürdürülebilir turizm ilkelerine uygunluk açısından oldukça iyi uygulamalar olduklarını göstermektedir.

EKOMÜZE UYGULAMALARI VE DÜNYADAN ÖRNEKLER

Ekomüze uygulaması açık hava müzesi, bölgesel müze, toplum müzesi, tema park gibi uygulamaların paralelinde değerlendirilmektedir. İlk olarak 1891 yılında İsveç’in Skansen bölgesinde açılan ve İskandinavya’nın kırsal, geleneksel hayatını tanıtmayı amaçlayan açık hava müzesi, inspired by the Skansen prototype, founded in Stockholm in 1891. ekomüze uygulamalarının da ilk ve en önemli esin kaynağıdır (Pressenda ve Struani: 2004:2). Ekomüze, uygulama örnekleri, açık hava müzeleri ve toplumsal müzelerden etkilenirken aynı zamanda onları da geliştirmiş ve örneğin tema parkların, açık hava parklarının ortaya çıkmasında, gelişmesinde etkili olmuştur. Bununla birlikte tek bir ekomüze modelinden veya uygulamasından söz etmek mümkün değildir. Ekomüze konsepti, zaman içinde ortaya çıkan farklı uygulama pratiklerine bağlı olarak yeniden formüle edilmiş ve ecomuseum concept reflects the changes that it has undergone in its practicaldeğişikliklere uğramıştır. Sadeceapplications, which can be traced back in France alone to at least three different Fransa’da bile en az üç farklı ekomüze uygulaması vardır generations (Hubert, 1985, 1997).(Hubert, 1985: 186-190).

1971–72 yıllarındaki ekomüze kavramının vücut bulduğu ICOM toplantıları ve aynı yıllardaki Fransa’daki ilk uygulama olan Creusot-Montceau Ekomüzesi bu alandaki önemli gelişmelerdir. 1970–73 yıllarında Fransa’nın kırsal bölgelerinden olan Le Creusot ve Montceau arasındaki bölgede ve Landes Milli Park alanı içinde açılan, yerel toplulukların kendini ifade ettiği yeni tip açık hava müzeleri daha sonra ekomüze olarak anılmaya başlanmış ve ilk ekomüzeler olarak kayıt altına alınmıştır (Varine, 2005:54, Maggi, 2001:19). 1975 yılında ekomüzeye dönüştürülmüş olan Grande Lande, bir milli park alanının içinde olması ve doğal çevre unsurları sebebiyle daha çok İskandinav açık hava parkı ve Amerikan açık park modeline benzetilmiştir. Le Creusot ise yerel halkın girişimlerinin ön planda olduğu, kimlik, kültür ve çevre odaklı bir ekomüze olarak orijinal ve yeni bir modeli ifade etmiştir. Fransız müzecilerin bu alandaki merkezi konumları ve gayretleri ekomüze uygulamalarının da Fransa öncülüğünde başlayıp büyümesine neden olmuştur. Fransız ekomüzeciliğinin öncülüğünü yapan Varine ve Riviere, aynı zamanda Avrupa ve Avrupa dışındaki çeşitli ülkelerdeki uygulamaların önemli motivasyon kaynağı ve öncüleri olmuşlardır.

Sınırları tanımlanabilir bir coğrafi alan ve burada yaşayan yerel halkın özgün, farklı ve korunup geleceğe aktarılması gerekli görünen tarihi, kültürel özellikler taşıması o bölgenin ekomüzeleşmesinin ilk koşuludur. Ekomüzelerin oluşturulması sürecinde çoğunlukla yerel halk, sivil toplum örgütleri ve yerel-bölgesel yönetimlerin girişimlerinin belirleyici olduğu ön plana çıkmaktadır. Birçok uygulamada ekomüzelerin ulusal müze örgütlerine ya da turizmle ilgili bakanlıklara bağlı olmasına rağmen, ekomüzenin mantığına da uygun bir şekilde, yönetsel anlamda onlardan bağımsız, özerk ve yerel dinamiklerin kontrolünde oldukları görülmektedir. Ülke bazında ekomüzeler incelendiğinde özellikle her düzeydeki yerel ve bölgesel yönetimlerin (eyalet, bölge, kent, ilçe, kasaba, köy vb.) ekomüzelerin resmileşme süreciyle ilgili aktif ve belirleyici oldukları görülmektedir.

Avrupa ve Amerika’daki sanayi müzeleri, Meksika’daki okul ve yerel toplum müzeleri, Quebec, Kanada Brezilya, Japonya ve Çin’deki ekomüzeler, dünyadaki önemli ekomüzeleşme örnekleri olmuştur. Bugün ekomüze hareketi sadece Fransa’da değil yeni ve yaratıcı fikirleri ve pratikleri de kendisine eklemleyerek İtalya, İspanya, Hindistan, Çin ve Japonya gibi ülkelerde önemli gelişmeler kaydetmiştir (Varine, 2005:55). Özellikle Avrupa ülkelerinde yaygınlaşmış olan ekomüzelerin tüm dünyadaki nicel durumu, hareketin kat ettiği mesafeyi göstermek açısından önemlidir. Tablo 2, ülkeler bazındaki bu nicel gelişmeyi göstermektedir:

(Tablo 1’i buraya yerleştiriniz)

Tüm Dünyada 350 ekomüzenin olduğu ve bunun 286 tanesinin Avrupa sınırları içerisinde, geri kalan 64 tanesinin ise Avrupa dışındaki dünya ülkelerinde olduğu görülmektedir. Avrupa’daki toplam ekomüzelerin yarıdan fazlasının bulunduğu Fransa ve İtalya ülke bazında başı çekmektedirler. Üç Akdeniz ülkesi Fransa, İtalya, ve İspanya coğrafi benzerliklerinin yanı sıra ekomüze uygulamalarının sayıca en çok olduğu ilk üç ülkedir. Avrupa’da Finlandiya, Hollanda, Yunanistan ve Slovakya’da ekomüzeciliğin yeni yeni gelişmeye başladığı görülmektedir. Ayrıca dünyanın diğer bölgelerine baktığımızda ekomüzeciliğin özellikle Güney Amerika ülkelerinde bir ivme yakaladığı da gözlenmektedir. Aşağıda ülke bazında verilen ekomüze örnekleri de ekomüzelerin nitel durumunu göstermek açısından önemlidir. Dünyanın farklı ülkelerinden seçilen ekomüzeler, ekomüze uygulamalarına ilişkin hem çeşitliliği hem de benzerlikleri göstermektedir.

Fransa

Ecomuesee Departementel Vendee; Fransa hükümeti ve bölgesel yönetimin finansal desteğiyle satın alınan eski bir Fransız şatosu (Puy du Fou) ve onu çevreleyen 30 hektarlık alanda 1986 yılında kurulmuştur. Şato orijinal mimarisine uygun biçimde restore edilmiş ve dönemin yaşamını temsil eden eşyalarla dekore edilmiştir. Ekomüzenin oluşum sürecinde Fransız ekomüzeci Riviere’de aktif rol almıştır. Şatonun da içinde bulunduğu köy, 13.yüzyılda kurulmuş olup geleneksel mimariyi ve kültürel kimliği taşımaktadır. Ekomüzeyi son 20 yılda 5 milyona yakın kişi ziyaret etmiştir. Şatoda belli ay ve tarihlerde şövalye, aktör ve oyunculardan oluşan 850 kişinin yer aldığı çeşitli gösteriler, fantastik şovlar düzenlenmektedir. Bu yanıyla ziyaretçilere, 18-19.yüzyıl Fransa’sını aktaran bir temaparkı andıran görsel bir şölen sunulmaktadır. Ayrıca köyde yer alan geleneksel imalathanelerde eski üretim biçimleri, el sanatları sergilenmekte ve buralarda ziyaretçiler alışveriş yapabilmektedir. Yılda ortalama altı yüzbin ziyaretçisi olan ekomüzenin giriş için ve şatodaki gösteriler için ayrı ayrı ücretlendirmeler yapılmaktadır. Ekomüzede otel, restaurant ve mağazalara ilaveten müzik ve halk dansları toplulukları da hizmet vermektedir. İmalathaneler ve restoranların işletmesi öncelikle yerel halka verilmiş ayrıca ekomüzenin kural ve ilkelerine uymak kaydıyla dışarıdan kişilere de da kiralanmıştır (Maggi, Falletti; 2000:54-59).

Ecomusee Alsace; Fransa’nın Alsace bölgesinde, ünlü “Şarap Yolu” ile Ren nehri arasındaki bölgede 20 hektarlık bir alanda 70 konuttan oluşan bir “ekomüze” yaratılmıştır. Ekomüze haline getirilen bölge Alsace’ın en eski köyüdür. 1980’de burada başlayan çalışmalarla esas yerlerinde yıkılmaya yüz tutmuş eski çiftlikler, önemli kırsal yapılar ve evler tonlarca ağırlığındaki malzemesiyle buraya taşınmış, monte edilmişlerdir. Eski nesillerin günlük yaşamları, el sanatları (1500’lü yıllardan beri yapılan) ve eski bayramlar canlandırılmıştır. Geleneksel mimarideki on Alsace evi konaklamaya açılmış, dört farklı türde restoran hizmet vermektedir. Ekomüzede yıl altıya bölünerek, her iki ayın özelliklerine göre etkinlikler düzenlenmektedir. Mart-Nisan aylarında gelen ziyaretçiler için XX.yüzyılın başlarına ait tekniklerle tarımsal işler sergilenmekte ve aslına uygun etkinliklerle Paskalya kutlanmaktadır (http://www.ecomusee-alsace.com).

İtalya

Ecomuseum Della Montagna Pistoiese, 1989 yılında ekomüze haline getirilen 420 km2’lik nehir, dağ ve ormanlık bir alanın çevrelediği bir bölgedir. Ekomüzede 15 bine yakın yerli nüfus, hala kendi kültürel formları ve geleneksel yaşamın üretim biçimleri ve ürünlerinin toplumsal düzeni içinde yaşamaktadır. Ekomüzede ziyaretçilerin ilgisini en çok, hala 18.yüzyıldaki yöntemlerle yapılan dondurma ve dondurma imalathaneleri çekmektedir. Halkın yaşadığı ağaçtan evler ve geleneksel taş mimari, demirci, marangoz gibi zanaat; resim, müzik gibi güzel sanat atölyeleri diğer ilgi çekici unsurlar olmaktadır. Ekomüzenin kurulması, kasabanın bağlı olduğu bölgesel yönetim, yerel yönetim, halkın katılımı, sivil toplum örgütleri ve Avrupa Birliğinden alınan destekle sağlanmıştır. Ekomüzenin gelirleri, giriş için alınan bilet ücretlerinden, işletmelerin geleneksel ürünlerinin satışlarından ve kiraya verilen mağazaların kira gelirlerinden oluşmaktadır. Ekomüze, yerel halk, belediye ve bazı sivil toplum örgütü gönüllülerinin oluşturduğu bir vakıf tarafından yönetilmektedir. Ekomüzede eğitimler, kurslar, çeşitli amaçta toplantı, organizasyon ve aktiviteler gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca dağ-doğa yürüyüşü, nehir sporları, dağcılık vb. gibi ekoturizm anlayışına uygun turistik aktivitelere olanak sağlanmaktadır. Ekomüzeyi genel olarak okullar ve seyahat acentalarının getirdiği turistik gruplar ziyaret etmektedir( Maggi, Falletti; 2000:42-54).

The Ecomuseum of Pirali; dağlık Val Dermanasca bölgesindeki vadide yer alan iki köyün çevrelediği coğrafi sınırlar içinde 18.yüzyıl geleneksel yaşamının izlerini taşıyan bir ekomüzedir. Köylülerin ortak girişimiyle kurulan ekomüze, yine köylülerin oluşturduğu bir komite tarafından yönetilmektedir. Geçmişte kullanılmış bir maden ocağı, 18. - 19. yüzyılın çalışma koşullarını ve kullanılan yöntemlerini yansıtmaktadır. Maden ocağı, bir yeraltı tüneli olarak içindeki 2km’lik tren hattı ve çeşitli oyun ve canlandırmalarla ziyaretçilerine heyecanlı bir deneyim sunmaktadır. Ekomüze içinde geleneksel zanaat üretimi ve ürünleri, el sanatları ve kültürel mirası tanıtan eserlerin yer aldığı bir kapalı müze de bulunmaktadır. Ziyaretçilere dağ-doğa yürüyüşleri, halkın kültürel özelliklerini, alışkanlık ve geleneklerini yansıtan festival ve törenler gibi çeşitli aktivite imkanları sunulmaktadır. Geleneksel mimarinin, yerleşim düzeninin ve doğal kaynakların korunduğu ekomüze bölgesi içinde kütüphane, restaurant, turistler için konaklama imkanı veren bir tesis bulunmaktadır. Ekomüzenin ziyaretçilerinin %50’si okullardan, geri kalanı bağımsız ve turlarla gelen turistlerden oluşmaktadır. Ekomüzenin geliri, ziyaretçilerinden giriş için alınan bilet ücreti, restaurant ve konaklama gelirleri ile geleneksel ürün marketlerinin satış gelirlerinden oluşmaktadır( Maggi, Falletti; 2000:42-54).

Çin

The Suojia Ecomuseum of the Miaos (Ecomuseu of Guizhou); Çin'in Moğol özerk bölgesinin Guizhou eyaletinde, bölgesel yönetim, uluslararası müzeciler, bilim adamları ve antroplogların, kültürel mirası korumak amacıyla kurulmasına ön ayak olduğu bir ekomüzedir. Guizhou,The museum will be the first of its kind for the ethnic group. Çin’in güneybatısında ve Moğolistan arasındaki sınırda kalan bir bölgedir. Miao, eskiden doğu ile batı arasındaki alışverişi sağlayan tarihi ipek yolunun üzerinde olan, The community, which consists of 15 households, lives on the ruins of the 1,000-year-old city of Zhaowang.15 haneden oluşan ve bin yıllık geçmişi olan bir Moğol köyüdür. 2003 yılında faal hale gelen ekomüze, aynı zamanda Çin’de açılan etnik temelli ilk müze olarak da kabul edilmektedir. Uluslararası vakıfların yardımlarıyla eski evlerin restorasyonu yapılmış ve aynı mimariyle yeni yaşam alanları inşa edilmiştir. In the living "museums, residents will be encouraged to retain traditions handed down by their ancestors and develop the economy at the same time, said Su Donghai, renowned Chinese museologist and researcher with the Museum of Chinese Revolutionary History in Beijing. Dış dünya ile çok az iletişimi olan yerel halk, Wang Dafang, özerk bölgesinin kültürel özelliklerini, geleneksel Moğol dans, şarkı, yiyecek ve şarap kültürünü korumaktadır. Geleneksel at yarışları, güreş, atıcılık yarışlarının tören havasında yapılması özellikle "They still offer sacrifices to the aobao (a pile of stones, earth or grass used by Mongolians as religious sites or road signs) on the 13th day of the fifth lunar month, and hold traditional horse racing, wrestling and arrow-shooting contests after the ceremony, said Wang. turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Ekomüze, bu geleneksel hayatın, doğal ve kültürel mirasın korumasına hizmet etmektedir (http://www.chinaguizhou.gov"Today, many communities in Inner Mongolia preserve their cultural heritage mainly for tourists to watch, but this one has the tradition as a natural part of their life.).

İsveç

Kristianstads Vattenrike Ecomuseum; İsveç’in güneyinde Helgean ırmağının çevrelediği bir bölgede kurulu olan ekomüze, sıra dışı bir tarihsel miras, doğal güzellikler ve birçok nadir bitki ve hayvan çeşitliliğine sahiptir. 1989 yılında Kristianstads yerel yönetimi tarafından bölgenin ekosistemi ve kültürel mirasını korumak amacıyla kurulmuştur. Ekomüzenin doğası, göl, göletler, nehir ve ormanlarla kaplı ve yer altı suları açısından en büyük rezerve sahiptir. Ayrıca 35 çeşit ender rastlanan nehir balığı ve 225 özel kuş çeşidi ile 15-20 bin vahşi hayvan yaşamaktadır. Ziyaretçiler nehirle ilgili çeşitli sporlar ve lisanslı balık tutma aktivitesi yapabilmektedir. Ekomüze sadece belediye tarafından değil, çevreci dernekler, çiftçiler, yerel halk ve turistik işletmelerin sahiplerince ortaklaşa yönetilmektedir. Doğa temalı çeşitli eğitimler ve okullar için organizasyonlar düzenlenmektedir. Her haftasonu bölgesel ve ulusal sanatçıların katıldığı çeşitli aktiviteler düzenlendiği ekomüzede, yıllık ziyaretçi sayısı ortalama 150 bindir ve bunların %50’si Kristianstads bölgesinin dışından gelmektedir (http://www.skane.com).

Kanada

Kalyna Country Ecomuseum: Dünyanın en büyük alana sahip ekomüzesi olan Kalyna, 20 bin kilometrekarelik alanda daha çok Avrupa’dan (özellikle Almanya ve Ukrayna) göçen insanların yaşadığı bir bölgedir. Tipik coğrafi özellikleri Rusya ve Avrupa stepleriyle benzerlik taşıyan bölge, özellikle doğasıyla dikkat çekmektedir. Ekomüze bölgesinde birçoğu tarihi özellik taşıyan 100’den fazla dini yapı ve merkez de bulunmaktadır. Otantik köylerde tarihi, kültürel özelliklerin deneyimlendiği, yerel-tarihi mimarisiyle dikkat çeken ve ekolojik doğa-macera odaklı aktiviteler sunulan ekomüzenin turistik çekiciliği de yüksektir. Her mevsim birçok farklı aktivite ve faaliyetin düzenlendiği ekomüzede, özellikle ekoturizm faaliyetleri öne çıkmaktadır.

 

Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi, Gökçeada Meslek Yüksekokulu, İktisadi ve idari Programlar Bölümü, Turizm ve Seyahat Hizmetleri Programı Bozcaada-Çanakkale,

SOİD DERGİSİ MAKALE

Tel: 0286 697 03 30

E-Posta: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 

 

Son Güncelleme ( Pazar, 09 Mart 2014 )
 
< Önceki   Sonraki >

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Sitede


SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi 

- Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs 

Sitesi - Şahıs Web Sitesi