İTALYAN VE İNGİLİZ KONUKLARIMIZ
Cuma, 18 Kasım 2011

İNGİLTERE 'den ve İTALYA'dan , Türkiye de ilk olan ekomuze çalışmalarımızı ve Mudurnu yöresi geleneklerimizi yerinde görmek üzere gelen konuklarımız Mudurnu ve köyümüzde incelemelerde bulundular.

 

Ziyaret resimlerine Albüm 11 den ulaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz hafta, çok değerli konuklarımız vardı uzaklardan. İtalya'dan, İngiltere'den... Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur. misali işte. Mudurnu ilçe merkezine daha sonra da köyümüze geldiler. Mudurnu'da, belediye başkanlığının konuğu oldular; köyde de bizim. Konuklarımızla birlikte olduğumuz anlar, bizim için çok keyifli anlardı. Eminiz ki, aynı keyfi konuklarımız da aldı. Konuklarımızın her biri, çalıştıkları alanda kendilerini ispatlamış, birçok başarıya imza atmış ve bunun sonucunda da uluslar arası isim yapmış kişilerdi.
Ordinaryus Prof. Dr.Peter Davis: İngiltere New Castle University-Uluslararası Kültürel Miras Merkezi Başkanı
Prof. Dr. Sally Rogers, İngiltere New Castle University
Gino Baral: İtalya Piemonte Eyaleti Ekomüzeler Birliği Başkanı
İlaria Testa: İtalya Piemonte Eyalet Valiliği Ekomüzeler Direktörü
Carlo A. Dondona: İtalya Piemonte Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Uzmanı.
Konuklarımızı, 10 Kasım 2011 günü Mudurnu'da Belediye Başkanı Sayın Mehmet İNEGÖL ve Sosyal ve Kültürel Hizmetler Gönüllü sorumlusu Kâmuran ESEN karşıladı. Ayrıca, Süreyya Astarcı Meslek Yüksek Okulundan Nail HOŞCAN da ev sahipliği yaptı. Mudurnu'daki ilk durağımız Fuatbeyler Konağı oldu. Konak sahiplerinin ve çalışanlarının sıcak ilgisi, verdikleri hizmet konukları çok memnun etti. Yemek sonrası içilen çay- kahveden sonra Mudurnu gezisi başladı.Yeni yeni canlanmaya başlayan Arastaydı ilk durağımız. Demirci esnafını, Mudurnu'nun Ahi Babası Mehmet ŞENKAYA'yı ziyaret ettik. Demir ve bakır işlemelerinin en güzel örneklerini gördük. Yıldırım Bayezıd Camii , Kanunu Sultan Süleyman Camii ve hamam gezimizden sonra Armutçular Konağını gördük. Tarihin en güzel örnekleri olan bu mekânlar hakkında bilgi aldık. Ardından Pertev Naili Boratav Kültürevine geçtik. Mudurnu'nun eski yıllara ait fotoğraflarını, antika eşyalarını görmek; folklor uzmanı Pertev Naili Boratav'a ait bir mekânda bulunmak çok güzeldi. Akşam yemeğini yine aynı konakta yedik. Sayın kaymakamımız ve belediye başkanımız bize eşlik ettiler. Yemek sonrası Munduşlar Köyü'nde ve köy adasında bize sunulan orta oyunları, köy halkının sıcak yaklaşımı çok güzeldi. Doğaçlama şeklinde sunulan orta oyunlarına yabancı konuklarımız da katıldı. O Birbirinden güzel, esprili ortaoyunlarından sonra köy gençleri tarafından sunulan yöresel halkoyunları; hem gönlümüzü doyurdu, hem gözümüzü. Daha sonra Mudurnu havaları çalınmaya başlayınca, konuklarımız da oyunlara katıldılar. Hatta bazıları, ayak figürlerinde çok başarılıydılar. Becerikli köy kadınlarının hamarat ve bereketli ellerinden çıkmış böreklerin, patates salatasının yanında çayımızı yudumlarken sohbetler ettik. Kaymakamımız ve belediye başkanımız bizlere, köyde oynanan oyunlar hakkında, yörenin gelenek- görenekleri, kültür değerleri hakkında bilgi verdiler. Geç vakit konağımıza döndük. Konuklarımızı sıcak ve temiz odalarına uğurladık. Ertesi sabah, mükemmel hazırlanmış kahvaltıda buluştuk. Kahvaltı sonrası Belediye hizmet binasında başkanımızı ziyaret ettik ve değerlendirme toplantısı yaptık. Yabancı konuklarımız, Mudurnu hakkındaki ilk izlenimlerini anlattılar.Mudurnu'da bir tarih ve kültür birikiminin hemen fark edildiğinden duydukları memnuniyeti, bu değerlerin kendilerinde bıraktığı hislerden söz ettiler. Mudurnu'da turizm konusunda neler yapılabileceğinden söz ettiler. İtalya'da gelen konuklar, İtalya'daki bir belediyeyle Mudurnu Belediyesinin kardeş belediye olması için, ellerinden gelen gayreti göstereceklerini söylediler. İki belediye arasında ortaklaşa projeler hazırlanabileceğinden ve bu projeler hayata geçirildiği takdirde, Mudurnu'nun ne gibi getiriler elde edebileceğinde uzun uzun söz ettiler. Kardeş Belediye olmak için yapılması gerekenler, prosedüre uygun olarak olması gereken resmi işlemlerden bahsettiler.. Çalışmalara şimdiden başlamaya, ileri bir tarihte yeniden buluşmaya karar verildi. Öğleden sonra konuklarımızla köyümüze geldik. Sonbaharda hemen her renkten bir parça giymiş olan ağaçlar, tepeleri bulutlanmış heybetli dağlar, çıngırakları boyunlarında koyunlar ve köyümüzün sıcak kanlı ve güler yüzlü insanları karşıladı bizi. Her zamanki gibi ve bıraktığımız yerden. Yabancı konuklarımız da sanki bizden gibiydiler. Hatta Mudurnu'da ve köyümüzde gördükleri bazı mekânları, kendi memleketlerindeki bazı yerlere benzettiler. İsimler farklı olsa da, mekânlar birbirinden çok uzakta olsa da; aslında benzer yanlarımız ve yerlerimiz vardı. Bunları yakalayabilmek için de, o uzak yerlere ve mekânlara gitmek gerekiyordu. Yabancı konuklarımızın da yaptığı buydu işte. İnsanların yaşadığı her birime, her mekâna gitmek. Gittikleri yerde, dillerini bile bilmedikleri insanların sofrasına konuk olmak, onlara gülümsemek, kendilerine ikram edilen bir tas ayranı içmek, insanlarının elini sıkmak ve gözlerini içine bakmak. Zaten dünya, insanla güzel değil mi? Dini, dili, ırkı ne olursa olsun. Kişinin yanında; onunla aynı havayı soluyan, aynı ateşte ısınan, aynı çaydanlıkta demlenmiş çayı içen birilerinin olması ne güzel ! Beraber olduğumuz insanların dilini bilmemek de o kadar önemli değil aslında. Biz bunu gözlemledik konuklarımızı ağırlarken. Çünkü insan, gittiği bir ülkenin dilini bilmiyorsa; gözlerini konuşturuyor. Hatta ellerini de, mimiklerini de. Mudurnu'yu İtalya'daki bir kasabayla kardeş yapmayı başarabilirsek ne mutlu bize. Belediye Başkanımız Sayın Mehmet İNEGÖL, bizden kardeş istiyor. Ancak, doğum ne zaman olur bilemeyiz. Umarım tez zamanda bir kardeş gelir Mudurnu'ya. Ya da şöyle söylersek: Mudurnu tez zamanda kardeş olur bir İtalya kasabasına.
Son Güncelleme ( Cumartesi, 22 Eylül 2012 )